Dünyaya uzaydan gelen 3 değerli element!

ABD’nin Colorado eyaletindeki Boulder’da bulunan Southwest Araştırma Enstitüsü’nden bilim adamları, gezegenin oluşumunun son aşamasında, büyük olasılıkla Plüton kadar büyük bir gök cisminin, bir başka büyük objenin çarptığı Dünya ile şiddetle çarpıştığını belirttiler.

Araştırmacılar, Mars ve Ay’ın da daha küçük ancak hala tahrip edici şokları soğurduğunu kaydettiler.

Araştırmanın başında yer alan Bill Bottke, altın, platin, palladyum ve diğer “siderofil” adı verilen elementlerin (demirle birlikte bulunma eğilimi gösteren, atomik özelliği nedeniyle diğer elementlerle kimyasal bileşimler yapmaya elverişli olmayan nabit metal halinde elementler) demirle kuvvetli çekim gücü bulunduğunu ve demiri Dünya, Ay ve Mars’ın çekirdeğine doğru takip etmiş olmaları, böylece bu metallerin bu gezegenlerin manto ve kabuğunda seyrek kalmış olması gerektiğini belirtti.

Ancak değerli metallerin bu gök cisimlerinin üst katmanlarında da önemli miktarda bulunduğunu söyleyen Bottke, “Bu elementlerin bolluğu şaşırtıcı. İnsanlar merak ediyor, bu nasıl olabilir diye. Yıllardır bunu tartışıyorlar” dedi.

Bottke ve meslektaşlarının teorisine göre, siderofiller, çekirdeğin oluşumundan hemen sonra, tam bir gezegen boyutuna ulaşmış gök cisimlerinden daha küçük gezegensilerle çarpışarak, yeniden Dünya’ya enjekte oldular.

Bu bombardımanın yaklaşık 4,5 milyar yıl önce, güneş sisteminin gezegen oluşumunun sonlarına doğru meydana geldiğini belirten araştırmacılar, bunun, Mars boyutunda bir gök cismiyle çarpışmayla on milyonlarca yıl süreçte ve çarpışma sonucu Dünya’dan kopan bir parçanın da Ay’ı ortaya çıkarmış olabileceğini kaydettiler.

AA

Güneş’te eşi görülmedik patlama VİDEO

Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Güneş’in yüzeyinde 6 Aralık’ta gerçekleşen devasa patlamayı görüntüledi. NASA’ya bağlı Solar Dynamics Observatory (Güneş Dinamikleri Gözlemevi)’nin yakaladığı görüntü, alevden dev bir yılana benzetiliyor.

Patlama nedeniyle açığa çıkan alevin 700 bin kilometre boyunca uzandığı, bunun da Dünya ve Ay arasındaki mesafenin yaklaşık iki katı olduğu açıklandı.

Güneş’in güneydoğu bölümünde ‘kırbaç’ misali uzanan alev, yıldızın 5 bin 500 derece sıcaklıktaki yüzeyinden yükselen yoğun, manyetik gazlardan oluşuyor. Soğuk durumdaki plazma, sıcak ve iyonize gazlardan meydana gelen taç kısmına doğru ilerliyor ve bazen birkaç ay boyunca asılı kalan bu devasa kavisleri meydana getiriyor. Ancak bilim adamları, son patlama nedeniyle açığa çıkan alevin uzun süre asılı kalmayacağını bildirdi.

DAHA ÖNCE 600 BİN KİLOMETRELİK ALEV GÖRÜLMÜŞTÜ

Bu patlamaların Dünya’ya doğru yolladığı iki tip elektrik yüklü parçacık dalgası nedeniyle kutuplardaki ışıklar meydana geliyor. Son patlamanın da aynı etkiye yol açıp açmayacağı bilinmiyor.

Güneş, uzun süren sessizliğinin ardından 11 yıllık döngüsünün ortalarına doğru yeniden aktif konuma geçmişti. Bundan önceki en büyük patlama 16 Kasım’da gerçekleşmiş, yaklaşık 600 bin kilometre uzunluğunda bir alev tespit edilmişti.

CİHAN