Süper lüks otoların kalıplarını Türkiye üretiyor

Özellikle 2000′li yılların başından itibaren otomotiv sektörü ile paralel olarak büyüyen Türk kalıp sektörünün ”süper lüks” olarak kabul edilen Mercedes, Maseratti ve Porsche gibi markaların kalıplarını üreterek ihracatını gerçekleştirdiği bildirildi.

Ulusal Kalıp Üreticileri Birliği (UKUB) Başkanı Şamil Özoğul, yaptığı açıklamada, kalıpsız üretim olmayacağını, üretimin neredeyse her alanında kalıba ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Özoğul, otomotiv, beyaz eşya ve ambalaj başta olmak üzere, elektronik, elektrik, aydınlatma, telekomünikasyon, savunma ve silah sanayiden tarım ve oyuncak gibi sektörlere kadar ulaşan geniş bir alanda yoğun olarak kalıp kullanılarak seri üretim yapıldığını ifade etti.

Dünya kalıp sektöründeki pazarın 65 milyar dolar civarında olduğunu belirten Özoğul, Türk kalıpçılık sektörünün büyüklüğünün de 2 milyar dolar seviyelerine ulaştığını belirtti.

Ülkemizde özellikle 2000′li yılların başından itibaren otomotiv sektörü ile paralel olarak büyüyen kalıp sektörünün rüştünü dünyaya ispatladığını vurgulayan Özoğlu, ”Ancak Türkiye’de henüz olması gereken noktaya gelemedi” dedi.

Özoğul, sektörün üretiminin yüzde 80′ine yakınını otomotiv sanayisine yönelik gerçekleştirdiğini, üretimin yüzde 10′unu beyaz eşya, yüzde 5′ini ambalaj ve kalan bölümü ise diğer sektörlerin oluşturduğunu vurguladı.

Sektörün, Mercedes’in süper lüks otomobili Maybach’ın yanı sıra İtalyan Maseratti ve Alman Porsche gibi markaların üretimi için kalıp ihracatı yaptığına dikkati çeken Özoğul, ”Kalıpçılarımız ne yazık ki dünyada aştıkları yolun Türkiye’de dikkate alınmamasından ve kendilerine gereken önemin verilmemesinden şikayetçi. Kalıpçılarımız Renault’nun Fransa’da üretilen araçları için kalıp üretip satarken Türkiye’deki projelerden sipariş almak için gereken güveni hala kazanamadı” diye konuştu.

1 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT HEDEFİ

Özoğul, otomotiv sanayisinin lokomotif sektörlerinden biri olmalarına karşın kalıpçılığın Türkiye’de olması gereken düzeyin çok altında kaldığını kaydetti.

Sektörün sanayinin ihtiyaç duyduğu tüm kalıpları Türkiye’de imal etme potansiyeline sahip olduğunu anlatan Özoğul, ”Eksiklerimiz, yaşadığımız zorluklar ve engeller var. Ancak, imkansızlığımız yok” dedi.

Özoğul, ana sanayi ile işbirliği yapılması ve devletin belli konularda sağlayacağı destekler ile Türkiye’nin çok kısa sürede yüz milyonlarca dolar ithalat tasarrufu sağlamanın yanında bir o kadar da ihracat artışı gerçekleştirebileceğini ifade etti.

Sektörde yaklaşık 120 bin kişinin istihdam edildiğini ve hedeflerini büyüttüklerini belirten Özoğul, şunları kaydetti:

”Otomotiv sanayi son 10 yıldır ortalama kalıp ihtiyacının yüzde 80′ini ithal ediyor. Yıllık ortalama 200 milyon avro döviz kaybı var. Diğer sektörleri de bunun içine katarsak bu oran 250-300 milyon avroya geliyor. Bizim kalıp ihracatında hedefimiz 2015 yılına kadar 1 milyar dolar. Bunun için de devletten destek bekliyoruz.”

AA

Otomotiv ihracat liderliğini garantiledi

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliğinin (OİB) raporuna göre, 2010 yılı 11 aylık ihracatı 14,2 milyar dolara ulaştı. Bu ihracat rakamıyla OİB, Türkiye genelinde sektörler arasında ihracat liderliğini de garantiledi.

Türkiye genelinde ise yılın ilk 11 ayında 15,6 milyar dolarlık ihracatla toplam dış satışlardan yüzde 15 pay alan otomotiv endüstrisi, 2010′u lider bitirme yolunda emin adımlarla ilerliyor. Sektör kasım ayında da 1 milyar 308 milyon dolarlık satış ve yüzde 14 ihracat payıyla bu dönemi de lider tamamlarken, yıl sonunda toplam satışlarda 18 milyar dolara ulaşma yolunda yoğun şekilde çalışıyor.

Türkiye İhracatçılar Meclisinin (TİM) kasım ayı ihracat verileri incelendiğinde de toplam ihracat 9,4 milyar dolar olurken, otomotiv endüstrisi yüzde 14 pay ile birinci sırada yer aldı.

Geçtiğimiz ay Türkiye geneli otomotiv ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 gerilemesine rağmen 1 milyar 308 milyon dolar ihracat gerçekleşmişti. OİB değerlendirmelerinde ihracat düşüşünün en önemli nedeni, 2009 ile 2010 yılı arasındaki avro/dolar çapraz kur farkı gösterildi.

18 MİLYAR DOLARLIK HEDEF

OİB Başkanı Orhan Sabuncu, 2010′da avro/dolar çapraz kurlarında sıkıntı yaşamalarına rağmen, ihracatta liderliği bırakmadıklarını, buna sektör olarak sevindiklerini, ancak kurların böyle gitmesi halinde 2011′de aynı mutluluğu tekrarlayamayacaklarını belirtti.

Sabuncu, şunları kaydetti:

”Otomotiv endüstrisi ihracatının yüzde 90′ı avro ile yapılıp ihracat rakamlarının dolar ile hesaplanmasından dolayı 2010 kasım ayı yüzde 13 olumsuz olarak etkilenmiştir. Diğer bir olumsuz etki de kasım ayındaki bayram tatilidir. Bir diğer önemli etken özellikle AB’de trafiğe çıkan araçlardaki çok önemli düşüştür. Bu üç etken endüstrimizin ihracatının düşmesine neden olmuştur.”

Türkiye’nin 11 aylık toplam ihracatının 102,1 milyar dolara ulaştığına dikkati çeken Sabuncu, ihracat rakamları içinde otomotiv sektörünün payının yüzde 15′e ulaşarak 15,6 milyar doları aştığını bildirdi.

Sabuncu, aralık ayı ihracat rakamlarının da ilave edilmesiyle 2010 yılında 18 milyar dolarlık hedefe ulaşacaklarına inandığını, şimdiden 2011 için yeni hedefler peşinde koştuklarını vurguladı.

AA

Otomotiv sektörü 11 ayda geçen yılı geçti

Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD) 2010 yılı Ocak- Kasım ayı verilerine göre, Türkiye Otomotiv pazarında 2010 yılı Ocak-Kasım dönemi otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı 612 bin 544 adet olarak gerçekleşti.

468 bin 203 adet olan 2009 yılı 11 aylık otomobil ve hafif ticari araç pazar toplamına göre satışlar yüzde 30,83 oranında arttı. 2009 yılı Ocak-Aralık dönemi binek ve hafif ticari araç toplam pazarı ise 557 bin 126 adet olmuştu.

2010 yılında otomotiv sektörü beklentilerin üzerinde bir talep ile karşılaştı. Ekonomik aktivitenin ve büyümenin hızlanması, kredi piyasalarındaki normalleşme, krizden çıkış sinyalleri ve güven ortamındaki iyileşme, düşük faiz ortamı, Türk Lirası’ndaki değerlenme, düşük avro kuru ve şirketlerin yoğun kampanyaları gibi etkenler bir araya gelerek yılın genelinde sektörümüzde beklenenin üzerinde talep oluşmasına yol açtı.

Kasımda, geçen yılın aynı ayına göre otomobil satışları yüzde 181,54 oranında artarak 50 bin 61 adet olarak gerçekleşti. 2010 yılı Ocak-Kasım döneminde toplam otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 31,24 artarak 410 bin 323 adet oldu.

2010 yılı Kasım ayında, hafif ticari araç pazarı geçen yılın Kasım ayına göre yüzde 134,76 oranında artarak 23 bin 901 adet oldu. Ocak-kasım toplam hafif ticari araç satışları da aynı dönem için geçen yıla oranla yüzde 29,99 artarak 202 bin 221 adet olarak gerçekleşti.

AB VE EFTA ÜLKELERİ

ACEA tarafından açıklanan en son veriler doğrultusunda;  AB (27) ve EFTA ülkeleri toplamına göre, 2010 yılı Ekim ayında, 2009 yılının aynı ayına göre yüzde 16,1 daralma yaşandı ve 1 milyon 61 bin 977 adet seviyesinde otomobil pazarı gerçekleşti.

2010 yılı Ocak-Ekim dönemi toplam Avrupa satışları (AB27 EFTA) bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5 azalışla 11 milyon 628 bin 571 adet olarak gerçekleşti. Ekim ayı otomobil satışları ile Türkiye, Avrupa otomobil satışlarında 6. sırada yer aldı.

Ocak-Ekim döneminde ise otomobil satışları ile Türkiye, Avrupa otomobil satışlarında sıralamasında yine 8. sırada yer aldı.

ACEA tarafından açıklanan en son veriler doğrultusunda;  AB (27) ve EFTA ülkeleri toplamında, 2010 yılı Ekim ayında 2009 yılı Ekim ayına göre yüzde 7,3 artış yaşandı ve 130 bin 39 adet seviyesinde hafif ticari araç pazarı gerçekleşti.

2010 yılı Ocak-Ekim dönemi toplam Avrupa satışları (AB27 EFTA) bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8,7 artış ile 1 milyon 267 bin 753 adet olarak gerçekleşti. 2010 yılı Ekim ayı hafif ticari araç pazarı satışları ile Türkiye, Avrupa hafif ticari araç pazarı satışlarında 2. sırada yer aldı. Ocak-Ekim döneminde ise hafif ticari araç pazarı satışları ile Türkiye, Avrupa hafif ticari araç pazarı satışlarında sıralamasında 3. sırada yer aldı.

Açıklamaya göre, otomobil sektörü araştırma kuruluşu J.D Power, 2010 yılı 3. Çeyrek itibariyle dünya otomotiv pazarı tahminlerini revize etti. 2.Çeyrek tahminlerine göre dünya toplam otomotiv pazarının geçen yıla oranla yüzde 8,4 artarak, yaklaşık 71 milyon 513 bin adet araç satışı olması beklenirken, 3.çeyrek tahminlerine göre yüzde 11,0 artış ile 73 milyon 312 bin adet araç satışına yükseltildi.

Toplam satışlarda en fazla artış Asya/Pasifik (yüzde 24,6) ülkelerinde beklenirken yalnızca Batı Avrupa (yüzde 5,5) ülkelerinde 2009 yılına oranla azalış olacağı tahmin edildi. 3. Çeyrek revize tahminlerine göre 2010 yılı sonu itibariyle ABD pazarının yüzde 11,6 artışla 11 milyon 845 bin adete, Çin pazarının yüzde 25,6 artışla 17 milyon 561 bin adete, Japonya pazarının yüzde 13,0 artışla 5 milyon 194 bin adete, Hindistan pazarının yüzde 30,0 artışla 3 milyon 26 adete, Brezilya pazarının da yüzde 7,9 artışla 3 milyon 461 bin adete ulaşacağı öngörüldü.

Türkiye’de ise ekonomideki pozitif  görünüme paralel olarak, 2010 yılı 11 aylık gerçekleşen otomobil ve hafif ticari araç Pazar oranının gelişmekte olan pazarlarla (Çin ve Hindistan gibi) benzer bir seyirde olduğu gözlendi.

AA

Otokar’a 10,6 milyon dolarlık sipariş

Otokar’ın Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) yayımlanan özel durum açıklamasında, şirketin, muhtelif tiplerde 6×6 Arma Taktik Tekerlekli Zırhlı Araç ile bu araçların yedek parça ve eğitimi ile özel ekipmanlarını kapsayan yaklaşık 10,6 milyon Amerikan Doları bedelli yeni bir ihracat bağlantısı kesinleştirdiği belirtildi.

Açıklamada, söz konusu siparişle ilgili teslimatların 15 aylık dönem içinde partiler halinde gerçekleştirilmesinin planlandığı kaydedildi.

Otokar, Arma ile taktik tekerlekli zırhlı araç ailesini tamamladığını, yeni 6×6 Arma zırhlı muharebe aracı için ilk siparişi yurt dışından aldığını bildirdi.

Şirketten yapılan açıklamada, Otokar’ın dünyada 20′ye yakın ülke ordusunda hizmet veren zırhlı muharebe araçlarının, Otokar’ın yeni aracı Arma’ya referans olduğu vurgulanarak, Arma zırhlı muharebe aracının, daha Türk Silahlı Kuvvetleri’nin envanterine girmeden yurt dışından sipariş aldığı kaydedildi.

Taktik zırhlı araçlarıyla dünyada tanınan bir marka haline gelen Otokarın, anlaşmaya göre 6×6 Arma zırhlı muharebe aracını 15 aylık dönem içerisinde partiler halinde teslim edeceği, siparişin toplam değerinin yedek parçalar, eğitim ve özel ekipmanlar da dahil olmak üzere yaklaşık 10,6 milyon dolar olduğu hatırlatıldı.

Otokar Genel Müdürü Serdar Görgüç, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Otokar’ın Türk savunma sanayisini dünyada temsil eden ve gücünü sergileyen lider konumu ile gurur duyduklarını ifade ederek, ”Tasarımı ve üretimi tamamen Otokar’a ait olan araçlarımızın uluslararası piyasalarda gösterdiği başarı, ülkemizin tasarım ve üretim gücünü tüm dünyaya kanıtlama açısından bize gurur veriyor” dedi.

Görgüç, Otokar’ın Arma ailesi ile ürün yelpazesini genişlettiğini belirterek, şunları kaydetti:

”Bugüne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde 4×4 Cobra ve ZPT taktik zırhlı araçlarımız ile farklı coğrafi bölgelerde hizmet veriyorduk.

Elde ettiğimiz bilgi birikimi ve deneyimimiz ile yeni tasarladığımız ARMA serisi ile çok tekerlekli zırhlı muharebe araçları alanına da adım attık ve zırhlı taktik tekerlekli araçlar ürün gamımızı tamamladık. 6×6 ARMA’yı ilk kez Haziran ayında Paris’te düzenlenen Eurosatory Fuarı’nda tanıtmış ve birçok yabancı silahlı kuvvetlerden büyük ilgi görmüştük. İlk siparişi de yurtdışından aldık.

Yeni devreye alınan bu tür bir ürün için siparişi ilk kez yurt dışından almamız, Otokar’ın dünyada artık bir marka haline geldiğinin ve kullanıcıların Otokar zırhlı araçlarının performansına olan güveninin bir göstergesi. Amacımız, Türk tasarımı ve mühendisliğini tüm dünyada temsil etmek.”

Arma aracının güncel ihtiyaçlar ve dünyadaki gelişmeler doğrultusunda en modern teknolojilerle tasarlandığını ve geliştirildiğini söyleyen Serdar Görgüç, ”Günümüzde modern ordular, kullanılan araçlarda hareket kabiliyeti, modülerlik ve yüksek koruma arayışındalar.

Arma ile üstün Ar-Ge kabiliyetimiz ve mühendislik deneyimimiz ile bu üç bileşeni ideal biçimde sunuyoruz. Arma, üstün taktik özellikleri olan, istenen düzeyde koruma seviyesi sunabilen, değişik tiplerde farklı ihtiyaçlara cevap verebilen modüler yapıda bir taktik tekerlekli zırhlı araç ailesi. Önümüzdeki yıllarda Arma aracımızın daha birçok uluslararası başarısını bekliyoruz” görüşünü bildirdi.

ARMA, YÜZME KABİLİYETİNE SAHİP

Açıklamaya göre Otokar, sahip olduğu mevcut tasarım ve mühendislik alt yapısı ile, tüm fıkri sınai mülkiyet hakları kendisine ait olan Arma aracını kendi özkaynaklarını kullanarak geliştirdi.

İlk olarak 6×6 tipi geliştirilen Arma taktik zırhlı araç ailesi modüler bir platform olma özelliği taşıyor. Farklı görevlere uygun geliştirilebilen araç, ihtiyaçlar doğrultusunda farklı silah ve kule sistemleri ile donatılabiliyor.

6×6 Arma zırhlı muharebe aracı, sürücü ve komutan dahil toplam 10 personel, 19 ton muharebe ağırlığına sahip. Aracın sağ ön tarafına yerleştirilmiş motoru sayesinde geniş iç hacme kavuşan zırhlıda, araç içinde ergonomik çalışma ortamı sağlanıyor.

Bağımsız hidropnömatik süspansiyonu, kilitli transfer kutusu özelliğiyle her arazi koşulunda hizmete hazır Arma, amfibi (yüzer) operasyon kabiliyetine de sahip. Arma, düşük dönüş çapı, patlak gider lastikleri, hesaplı yakıt tüketimi ve düşük operasyonel giderleri ile dünyadaki benzerleri arasında dikkati çekiyor.

Araçta yer alan balistik ve mayına karşı korumada etkin monokok gövde yapısı, mayına ve patlamaya karşı korumalı koltuk sistemleri ve kimyasal biyolojik radyolojik nükleer koruması ile mürettebatın da güvenliği sağlanıyor.

AA