Hakkari’de toprak erozyonu

Yoğun kar yağışı nedeniyle Hakkari’de birçok köy ve mezra yolunun ulaşıma kapanırken, Halife Derviş Mahallesi’nde 4 kişinin yaşadığı tek katlı toprak evin mutfak kısmı çöktü. Olay sırasında evin başka bir odasında bulunan aile üyelerinden ölen ya da yaralanan olmadı.

Anne Emine Ertuş, evlerinin mutfak kısmının gece geç saatlerde büyük bir gürültü ile çöktüğünü belirterek, evin tamamının çökebileceği endişesiyle geceyi komşularında geçirdiklerini belirtti. Enkaz altında kalan mutfak eşyalarını kürekle toprağı temizleyip çıkarmaya çalışan anne Emine Ertuş, evlerinin çökmesi üzerine perişan olduklarını söyleyerek, “Evimiz yok. Babama ait toprak evde kalıyoruz.

Ben ve 3 çocuğum bu evde yaşam mücadelesi veriyoruz. Eşim ise uzun yıllar önce bize terk ederek yurt dışına çıktı. Şans eseri o sırada kimse mutfakta bulunmuyordu, diğer odada yatıyorduk. Ancak evin tümünün çökebileceği korkusuyla geceyi komşularımızda geçiriyoruz. Kış ortasında ortada kaldık, yetkililerin bize sahip çıkmasını istiyoruz” dedi.

 
 

İHA

İşçiler kaçırıldı haber alınamıyor

 Irak’ın Kerkük şehrinde kaçırılan Aksaraylı Türk işçilerin evlerinde hüzün ve gözyaşı var. Kaçırılan işçilerden Muttalip Kütük’ün babası Naim Kütük, “Oğlumun askerlik belgeleri gelmişti.

Kendisini beklerken kaçırılma haberini aldık. Yetkililerden sağ salim bulunmaları için yardım istiyoruz” dedi.

Oğlunun Aksaray’da bulunan asansör firmasında 8 yıldır çalıştığını ve 23 gün önce Irak’a gittiğini söyleyen baba Naim Kütük, “Oğlum 8 yıldır aynı firmada çalışıyor. İşini de patronlarını da çok sever. Irak’ta bir iş olduğunu söylediklerinde tedirgin olmuştuk ama gitme de diyemedik. Orada bir hastanenin asansör işini yapıyorlardı” dedi.

Baba Naim Kütük, “Oğlum 23 gün önce Irak’ın Kerkük şehrine çalıştığı firma ile gitmişti. Kaçırıldıkları günün ardından oğlumun çalıştığı firmanın Aksaray’daki yetkilisi evime geldi. Irak’ta bir sıkıntının olduğunu söyledi. O anda ciğerim cız etti. Ne oldu bir şey mi var dedim. O zaman oğlumun kaldığı evden 2 işçiyle birlikte kaçırıldığını söyledi.

Öğrendiğimize göre, 5 işçiyle beraber kaldıkları eve silahlı kişiler baskın yaparak girmiş ve tehdit ederek oğlumla beraber 5 işçiyi yere yüz üstüne yatırmışlar. İki kişinin gözlerini, ellerini ve ayaklarını bağlayıp evde bırakırken, oğlum Muttalip ile beraber Ali Kulaksız ve Bahtiyar Kılıç’ı kaçırıp götürmüşler. Oğlum ve diğer işçilerin ertesi gün gelmemesi üzerine aynı hastanenin işini yapan diğer Türk firmaların çalışanları eve geldiklerinde Fahrettin Kulaksız ve Hasan isimli başka bir işçiyi elleri ve ayakları bağlı bir şekilde bulmuşlar. Daha sonra durumu Kerkük şehrinin güvenlik güçlerine ve Türk Konsolosluğuna bildirmişler.

Bütün edindiğimiz bilgi bundan ibaret. Kaçırılan oğlum ve diğer işçilerden şu ana kadar bir haber alamadık. Evde bağlı bir şekilde bırakılan Fahrettin Kulaksız ile yaptığımız telefon görüşmesinde güvenlik birimleri ve Türk Konsolosluk yetkililerinin kaçırılan işçilerle ilgili araştırma yaptığını kendilerinin durumlarının iyi olduğunu öğrendik” dedi.

“OĞLUM BİR HAFTA SONRA ASKERE GİDECEKTİ”

Oğlunun askerlik belgelerinin geldiğini belirten acılı baba Naim Kütük, “Oğlumla Irak’a gitmeden önce Ankara’ya gitmiştik. Orada benim omzuma elini koyarak hakkını helal et dedi ve vedalaştık. En son orda görüştük. Gittikten sonra kardeşi ile bir kez telefonla görüşmüş en kısa zamanda döneceğini ve iyi olduğunu söylemiş. Şimdi ise kaçırıldı haberini aldık. Ben Cumhurbaşkanımızdan, Başbakanımızdan, Dışişleri Bakanımızdan ve bütün yetkililerden çocuğumun bulunarak getirilmesini istiyorum. Çocuğumun askere gitmesini istiyorum” diye konuştu.

Genç işçinin kaçırıldığı haberini alan yakınları Kütük ailesinin Yunus Emre Mahallesi’ndeki evine akın ederken Aksaray Emniyet Müdür Yardımcısı Ertuğrul Gültekin, Naim Kütük’ü ziyaret ederek her türlü girişimin yapıldığını kısa sürede kaçırılan işçilerin bulunarak Türkiye’ye getirileceğini umut ettiklerini belirtti.

Kütük’ün annesi, kardeşleri ve diğer yakınları kaçırılan işçilerin bulunarak biran önce Türkiye’ye getirilmesi için devlet büyüklerine güvendiklerini, beklemekten başka yapacak bir şeylerinin olmadıklarını ifade ettiler.

 
 

İHA

Askeri hedef olarak kullanan TSK

Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, dün ortaya çıkan bir yüzbaşının Mehmetçiği hedef tahtası yaparak atış talimi yaptığı görüntüler üzerine TSK’nın soruşturma başlattığını duyurdu.

Genelkurmay Başkanlığı, Şırnak’taki ”atış talimi” görüntüleri ile ilgili, ”Türk Silahlı Kuvvetlerinin atış yönergelerinde bu şekilde bir atış eğitiminin yer almadığını” belirterek, görüntülerde yer alan subay hakkında gerekli işlemin başlatıldığını bildirdi.

TBMM’de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Gönül, ”Şırnak’ta bir birlikte bir yüzbaşının erleri dizerek atış talimi yaptığına dair” görüntülerin medyada yer aldığının belirtilmesi üzerine, ”Olay doğruysa fevkalade üzüntü verici, olmaması gereken, fevkalade yanlış ve müessif bir olay. Genelkurmay gerekli inceleme ve soruşturmayı başlatmış durumda” dedi.

DAHA ÖNCE GÜVEN ATIŞI YAPMIŞ

TSK’dan yapılan yazılı açıklamada ise Türk Silahlı Kuvvetlerinin atış yönergelerinde bu şekilde bir atış eğitiminin yer almadığı belirtildi. Genelkurmay Başkanlığı’nın web sitesinde yapılan açıklamada “güven atışı” olarak adlandırılan bir atış şeklinin önceki yıllarda, askerleri hedef tahtası yapan yüzbaşının da katıldığı bir gösteride, TSK Özel Kuvvetler personeli tarafından icra edildiğini ve televizyonlarda da gösterildiğine dikkat çekti.

Açıklamanın tam metni şöyle: “Bir subay tarafından yapılan tabanca atış görüntüleri bazı medya organlarına yansımıştır. Yapılan araştırma sonucu, olayın Şırnak/Akçay’da konuşlu 6’ncı Mot.P.Tugayı’nın Seslice’deki üs bölgesinde meydana geldiği tespit edilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin atış yönergelerinde bu şekilde bir atış eğitimi yer almamaktadır. Ancak “güven atışı” olarak adlandırılan bir atış şekli, önceki yıllarda bizzat adı geçen personelin de katıldığı bir gösteride, TSK Özel Kuvvetler personeli tarafından icra edilmiş ve televizyonlarda da gösterilmiştir. Anılan subay hakkında gerekli işlem başlatılmıştır.”

Şırnak 6. Motorlu (İç Güvenlik) Piyade Tugayı Seslice Taburu’nda gerçekleştiği ileri sürülen olayda, daha önce Özel Kuvvetler’de görev yaptığı belirtilen Yüzbaşı Metin Gürcan, emrindeki askerlerle atış talimi yapıyor. Hedef tahtasını iki askerin eline veren yüzbaşı, iki manga askeri de hedef tahtasının iki yanına ve altına diziyor. Hedef tahtasından uzaklaşan yüzbaşı tabancasını, korku dolu bakışlarla ellerinde hedef tahtasını tutan Mehmetçikler’e doğru yönlendiriyor. Kendinden emin hareketlerle canlı hedef tahtasının karşısına geçen yüzbaşı, arka arkaya ateş ediyor.

İşte dehşet görüntüler / VİDEO

Kare kare skandal talim / GALERİ

Haber 7

OSTİM Sigorta Mağdurları

OSTİM’deki iş yerlerine sigortadan darbe geldi.

ATO’dan yapılan yazılı açıklamada, OSTİM’de patlama sonrası bilirkişi incelemeleri devam ederken, şirketin sigortalarını yapan banka acentesinin yeterli bilgilendirmeyi yapmaması nedeniyle ‘olmazsa olmaz’ bazı teminatların kapsam dışında tutulduğunun ortaya çıktığı belirtildi.

OSTİM’deki şirketin, bir banka şubesinden işyeri kredisi alırken işyerini de sigortalattığı ifade edilen açıklamada, şirketin sigorta poliçesine küçük tutarlar karşılığı eklenebilecek teminatların, banka şubesinin eksik sigorta bilgilendirmesi nedeniyle poliçeye eklenmediğinin anlaşıldığı kaydedildi. Açıklamada, bu nedenle şirketin sigortadan alacağı paranın, hasarları karşılamada ”devede kulak” kalacağı belirtildi.

Ek teminatla işyeri sigortası kapsamında yer alabilecek İşveren Mali Sorumluluk Sigortasının, o işyerinde çalışan işçilerin hak sahipleri tarafından talep edilecek tazminatlarını, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sağladığı yardımların üstünde ve dışında kalan tazminatları, SGK’nın açacağı rücu davalar sonucunda ödeme yükümlülüğü doğan tazminatlarla mahkeme masraflarını ve avukatlık ücretini karşılayabileceği kaydedilen açıklamada, ”Şirket İşveren Mali Sorumluluk Sigortası konusunda bilgilendirilmediği için işçi başına yaklaşık 250 bin lira gibi bir tazminat ödemek zorunda kalabilecek” denildi.

Şirketin işyeri sigortası içerisinde yer almayan bir diğer teminatının da 3. Şahıslar Mali Sorumluluk Sigortası olduğu belirtilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

”Söz konusu teminat işyeri sigortasına eklenmiş olsaydı, patlamada hayatını kaybeden ve müşteri olduğu belirlenen kişiyle ilgili her türlü zararı ile patlamada hazar gören 3. şahısların araçlarının zararları da bu poliçeden ödenebilecekti. Eksik teminatlardan bir diğeri de Komşuluk Mali Sorumluluk Sigortası.

Bu sigorta da yapılmış olsaydı, etrafta zarar gören dükkanlar ve onların malları teminat altına alınmış olacaktı. Bu poliçelerin dışında, İş Durması Poliçesi ile Alternatif İşyeri Masrafları poliçeleri de sigorta paketi içinde ek teminatlarla genişletilebilecek hizmetler arasında yer alıyor.

Hazine Müsteşarlığının 28 Ekim 2007 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan Sigorta Sözleşmelerinde Bilgilendirmeye İlişkin Yönetmeliği’ne göre, sigorta yaptırmak isteyen kişiler, sözleşmenin kurulmasından önce ve sözleşmenin geçerli olduğu süre içinde bilgilendirilmek zorunda.

Yönetmeliğe göre, ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabilecek rizikolar ve klozlara ilişkin bilgilerin bilgilendirme formunda yer alması ve formun da sigorta yaptıracak kişiye imzalatılarak verilmesi gerekiyor.”

ATO BAŞKANI AYGÜN

ATO Başkanı Sinan Aygün, OSTİM’de yaşanan patlamanın iki konuyu yeniden gündeme getirdiğini, bunlardan birinin ‘sigortalının sigorta şirketini seçme hakkı’ olduğunu belirtti.

Konuyla ilgili ATO olarak 2008 yılında gazetelere ilan vererek vatandaşları bilgilendirmeye çalıştıklarını hatırlatan Aygün, şunları kaydetti:

”Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un ve Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddeleri, sigortalının sigorta hakkını seçme hakkının sınırlandırılmasını veya bu hakkı kullanması halinde kredi şartlarının ağırlaştırılmasını yasaklıyor.

Yani kimse kredi aldığı bankaya sigorta yaptırmak zorunda değil. İsteyen istediği şirketten sigortasını yaptırabilir OSTİM’deki olayda olduğu gibi şirket banka şubesinden değil de sigorta acentesinden sigorta yaptırsaydı, eksik klozları olmayacak ve herhangi bir mağduriyet yaşamayacaktı. Bankalar sigortacılık yapmaktan vazgeçmeli. Her işi yaparım bankacılığı tüketiciyi vuruyor.”

Sigorta yaptırmadan önce sigortalıya bilgilendirme formu verilmesi gerektiğinin yönetmelikle zorunlu tutulduğunu ifade eden Aygün, ”İnsanlar risk olasılığını ortadan kaldırmak için sigorta yaptırmak istiyorlar. Yaptırdıkları sigortanın da çile değil kendisi için güvence olmasını istiyor.

Bu nedenle yeterli bilgilendirme sağlanmadan poliçe imzalanmamalı. OSTİM’de yaşananlar başka firmaların başına gelmemeli” değerlendirmesinde bulundu.

Haber7